Beni kabuslar dışında çok fazla şey uykumdan uyandıramaz. Saat kaç, şu halime bak! Bilmiyorum kaç sene geçti ama bu yara artık haddini aşıyor. Senin bir yerlere yetişiyor olman gerekiyordu, oysa yine kafamdasın. Neden?
Dürüst davranmadım kendime. Seni savurup atmak istemedim. Hak etmediğini düşündüm. Çok masumdu bizi birbirimize bağlayan şey; sen çekiştirip koparana dek güzeldi. Yine de o kadar eminim ki isteyerek gitmediğinden, kendime lanet ediyorum.
Bas bas bağırıyor pişmanlık. Senin için üzdüğüm insanlara üzülüyorum. En çok annemi üzdüm sanırım. Yalnız bıraktım onu. Bana ondan daha fazlasını verebileceğini düşünüp ihanet ettim kutsalıma. Affedileceğime olan inancım ne kuvvetliymiş ki kendimi lanetlemeyi bile başarmışım.